Follow by Email

25 Ağustos 2011 Perşembe

Kısacık Bir Vedacık!

Bu hafta umduğumdan hızlı geçiyor. Bir bakmışsınız Perşembe olmuş yetmez gibi saat 3'e vurmuş. Ne kadar verimli bir haftaydı tartışılır ama en azından planladığım gibi masamı temizleyerek yarın akşam veda edeceğim ofisime...

Kafamda daha öncekilerden farklı bir tatil projesi var. Çok mu yoruldum bu kış yoksa yavaş yavaş yaşlanıyor nuyum bilmiyorum ama eskisinden farklı fikirlerle çıkacağım yola. Zaten teknoloji detoxu yapacağım bunu biliyorsunuz. Sabah erken uyanıp gün doğmadan uzun yürüyüşler var mesela aklımda, herkes uyurken sessizce odamdan süzülüp denize girmek var. Güneş ben yüzerken avuçlarımın içine doğsun istiyorum. Gece çıkıp öyle sabahlara kadar içip çılgınlar gibi dans etmek falan da yok. Daha sakin dost sohbetleri ya da ayışı yürüyüşleri şu anda daha cazip geliyor. Ama tabi gidince durum değişir mi bilmiyorum.

Okuyacağım kitaplarda ufak bir değişiklik yaptım. Bu tatilde öncelikle Prof.Dr. Türker BAŞ'ın İşveren Markası isimli kitabını okuyacağım. Sonra da 2 tane ince Fransızca hikaye bitirmek var planımda. Sanırım askıda kalmaz, okurum. Kısaca bu 9 günü en verimli şekilde geçirip 5 Eylül'de bomba gibi geri dönmeyi istiyorum.
Sonbahar'a hızlı giriş yapacağım. 5 Eylül'de hem işbaşı hemde yaz tatiline giren İngilizce eğitimim kaldığı yerden başlıyor. Öğrenci işlerinden az önce gelen telefon içime ılık birşeylerin akmasına sebep oldu.

Hadi birazda güldüreyim sizi. Gerçi ben bu olayı yaşarken epey acı çektim ya neyse :)

Uzunca bir zamandır dövme yaptırma projesi beynimin içinde dönenip duruyordu. En sonunda 13 Ağustos'da gerçekten güveneceğim kendimi emanet edeceğim dövmeciyi buldum. Her şey süper gittim gördüm o sırada yapılan dövmeyi izledim. Ooo millet kakara kikiri bir eğlence gidiyor. Zaten desenim belli mekan temiz usta şahane tamam dedim eminim artık. 20 Ağustos'a randevulaştık. Gittim her şey şahane başlayacağız işleme ben hazırım Emrah Bey hazır. Oturduk startı verdik. Sonra? Sonrası yok çünkü ben heyecandan bayılmışım :) Yetmez gibi ayılıp tekrar bayılmışım. Etraftakiler panik içinde dövmeci neye uğradığını şaşırmış durumda ben nerdeyim burası neresi modumda. Yanımda götürdüğüm 8 yaşında ki yeğenim Mehmet Ali'nin 'Gülsün öldüüüüüüü' çığlıkları falan derken stüdyoyu birbirine kattım :)

Neyse zor bela kendime geldim tansiyon şeker vs hepsi neredeyse eksi değerlere düşecek :) İşin özü dövme maceram başlamadan bitti. Kısmetse 17 Eylül'de gidip tamamlatacağım. Olayın sizi ve sanırım bir çok kişiyi güldürecek kısmına gelirsek ben yarın tatile çıkıyorum sağ omuzumda manasız 3 tane çizgi ile :)
İnsanlar dövmemim fotoğrafını çekip 'ne yapmaya çalışmış acaba' başlığı altından twitlerse hiç şaşırmam :)

Şimdilik benden bu kadar... Bu akşam valiz hazırlığı yarın yoğun bir çalışma gününün ardından yolculuk...
Sizlere sevgiler geldiğimde mümkünse eksiksiz olarak hepinizi burada bulmak dileğiyle şimdilik hoşçakalın.
Tatilimde hem gezip gördüğüm hemde okuduklarımla zihnimde sizinle paylaşacak bir sürü konu ile burada olmak üzere... Kendinize İyi Bakın :)

Sevgilerimle,

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder